Demokrasi ve Temel İlkeleri

Demokratik Sistem
Demokratik Sistem

Demokrasi, ilk çağlardan beri filozof ve bilim adamlarının üzerinde konuştukları ancak net bir tanıma varamadıkları bir kavramdır. Demokrasi, eski Yunanca’da halk anlamına gelen “demos” ve yönetim anlamına gelen “kratos” kelimelerinin birleşiminden oluşmuş olup “halkın yönetimi” anlamına gelmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin eski başkanlarından Abraham Lincoln demokrasiyi “halk tarafından, halk için oluşturulan halkın siyasi yönetimi” (Crick, 2012) olarak tanımlamıştır. Demokrasi, özgür bir seçim sistemine dayalı halkın gücü elinde bulundurduğu bir yönetim şeklidir. Demokrasi eski Yunan’da ortaya çıkmış bir kavram olmakla birlikte, diğer kültürler de demokrasinin gelişimine önemli katkılar sunmuşlardır. Geçmişten günümüze anlam olarak da değişime uğrayan demokrasi, en son ve en iyi yönetim şekli olarak tüm dünyada gittikçe yaygınlaşan bir yönetim biçimidir (AEP, 2013). Günümüzde demokrasiyi sadece halkın gücü elinde bulundurduğu bir yönetim biçimi olarak görmek doğru değildir.

Demokrasi yalnızca yasalara değil daha çok bir siyasal kültüre dayanır (Touraine, 2011). Demokrasi, bir yönetim biçimi olduğu kadar bir yaşam biçimidir de. Demokratik bir yönetim için yasaların ve yönetim sisteminin tek başına demokratik ilkeler doğrultusunda oluşturulmuş olması yetmez. Günlük hayatta insanların davranışlarından oluşan kültürde bu temel ilkelerin yaşanması gerekir. Bu da demokrasilerde demokratik vatandaşlığın önemini artırmaktadır. Demokratik kültür ancak demokratik vatandaşlar yoluyla oluşturulabilir.

Günümüzde demokrasinin herkesçe kabul gören net bir tanımını yapmak mümkün olmasa da, demokrasiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran temel ilkeleri belirlemek mümkündür. Bu ilkeler aşağıda belirtilmiş ve kısaca açıklanmıştır (AEP, 2013; Kodaz, 2009).

Demokratik Sistem

Demokratik Sistem

Demokrasinin Temel İlkeleri

Yasalara uyma zorunluluğu

Demokrasilerde hiç kimse yasaların üzerinde değildir. Bunun anlamı, demokrasilerde herkes yasalara uymak zorundadır ve yasaları ihlal ettiklerinde suçlu sayılırlar. Ayrıca demokrasi yasaların herkese eşit, adil ve tutarlı bir şekilde uygulanmasını gerektirir. Bir kişi, grup veya zümreye özel yasa çıkarılamaz. Yasalar, halkın iradesini yansıtır. Hukukun egemen olduğu demokrasilerde, yasaları herkese eşit bir şekilde uygulamak için bağımsız mahkemeler bulunur.

Eşitlik

Demokratik yönetimler insanların eşitliğine dayanır. Demokrasilerde ırk, dil, din, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkes eşittir ve tüm insanlara aynı düzeyde eşit değer verilir.

Aktif Katılım

Demokratik bir yönetimin temel göstergelerinden biri de vatandaşların yönetim sürecine aktif katılımıdır. Katılım, vatandaşların bir hakkı olduğu kadar aynı zamanda görevidir. Demokrasilerde vatandaşlar, siyasal sürece yalnızca seçimler aracılığıyla değil, ülkenin sorunları hakkında bilgi edinerek sivil toplum kuruluşlarına (STK) üye olup çalışarak çeşitli etkinlikler yoluyla da katılmalıdırlar. Vatandaşların topluma aktif katılımı, demokrasinin gelişmesi için en önemli unsurlardan birisidir.

Seçim

Demokrasi, halkın yöneticileri belirli aralıklarla, özgür ve adil bir seçimle seçmesini gerektirir. Gerçek demokrasilerde seçimlerin de belirli ilkelere göre yapılması gerekir. İlk olarak, oy kullanacak bireylerin; ekonomik durumları, cinsiyet, ırk, millet, yetenek, fiziksel durum ve toplumdaki statüleri gibi nedenlerle oy hakları kısıtlanamaz. Bu, genel oy ilkesidir. Seçimlerde uyulması gereken bir diğer ilke olan eşit oy ilkesi ise her seçmenin sadece ve sadece bir oy hakkına sahip olması anlamına gelir. Ayrıca, seçmen iradesinin her türlü baskıdan uzak kalmasını sağlamak için seçmenin kime oy verdiğini kimsenin bilmemesi gerekir ki bu da gizli oy ilkesidir. Seçimlerin özgür ve adil olabilmesi için genel, eşit ve gizli oy ilkelerine dayanması gerekir.

Çok Partili Sistem

Demokrasilerde ülke halkı, yönetimde söz sahibi olmak için seçimler aracılığıyla temsilcilerini seçer. Elbette bir ülkede yaşayan halkın tamamının aynı fikirde olması beklenemez. Farklı görüşteki kişiler temsilci olarak seçilmek için siyasi görüşlerini seçmenlere anlatmak ve taraftar toplamak amacıyla siyasi partiler oluşturabilirler. Seçim serbestliğinin gerçek bir anlam taşıması için seçmenlerin kendi düşüncelerine uygun adayları seçmelerine olanak veren çeşitli alternatiflere sahip olması gerekir. Bu gereklilik, çok partili sistem ile yerine getirilmektedir.

Çoğunluğun Yönetimi

Demokrasinin temel ilkelerinden biri de çoğunluğun yönetimini kabul etmektir. Demokrasilerde birden çok görüş ve siyasal parti vardır. Bazen seçimlerde bu görüşlerden birisi kazanır ve yönetme yetkisini alır. Bazen de iki veya daha fazla parti bir araya gelerek yönetme yetkisini kullanır. Muhalefette kalan partiler ise yönetimin politikalarını eleştirerek demokratik işleyişe katkıda bulunurlar.

Çoğulculuk

Demokratik toplumlarda çoğunluğun, azınlığın haklarını koruması gerekir. Çoğunluğun erkine (gücüne) ve azınlığın haklarına saygı duyulmuyorsa orada demokrasi yok demektir (Touraine, 2011). Demokrasilerde, azınlığın haklarına saygı duyulmalı ve azınlığa, görüşlerini özgürce ifade etme serbestliği verilmelidir. Demokratik toplumlar bazen farklı etnik veya dinî gruplardan oluşabilir. Demokraside amaç, toplumdaki herkes için en iyi kararı alabilmektir. Bu nedenle alınan kararlarda, toplumdaki her kesimin katkısının olması gerekir. Bu anlayış, gücü elinde bulunduran grubun tek başına kendi görüşlerine göre kararlar almasına da engel olur.

Hesap Verebilirlik

Demokrasilerde seçilmiş ve atanmış görevliler halka karşı sorumludurlar. Görevliler görevlerini kendi istek ve ilgileri doğrultusunda değil, halkın istekleri doğrultusunda oluşturulan yasa ve kurallara göre yerine getirirler. Seçilmiş veya atanmış görevliler, verdikleri kararlar ve yaptıklarından dolayı halka karşı sorumludurlar. Demokrasilerde halka karşı hesap verebilirlik çeşitli şekillerde uygulanır. Bunlardan birisi, siyasal hesap vermedir. Bu, özgür ve adil seçimler yoluyla gerçekleşir. Diğer hesap verme mekanizmaları ise, yasal ve idari hesap verme yoludur.

Şeffaflık

Demokrasilerde yönetimin şeffaf olması gerekir. Demokratik bir ülkede insanlar hangi nedenlerle hangi kararların alındığı, kamu harcamalarının nereye yapıldığı vb. konularda haberdar olmak isterler. Şeffaf yönetimler aldığı kararlardan halkın haberdar olması için çeşitli yöntemler bulmak zorundadırlar. Bu konuda medyaya da önemli görevler düşmektedir.

Anayasal Güvence

Demokratik yönetimler, vatandaşlarının haklarını korumak ve onlara değer vermek için çalışırlar. Hatta genellikle temel insan haklarını ülke anayasasına koyarak onları garanti altına alırlar. İnsanlar, devredilemez haklarla doğarlar. Bu haklar insanın doğuştan sahip olduğu onuruyla yaşamasını sağlar. Bu nedenle demokratik yönetimlerin insan haklarını koruma altına alması gerekir.

Güçler Ayrılığı

Demokratik bir yönetimde bulunması gereken özelliklerden birisi de yasama, yürütme ve yargı görevlerinin birbirine karşı bağımsız organlar tarafından yürütülmesidir. Bu duruma güçler ayrılığı ilkesi denir. Böylece demokrasilerde bu üç önemli görevin, birbirinden bağımsız organlar aracılığıyla dengelenmesi beklenir.

Laiklik

Demokrasinin ilkelerinden biri de laikliktir. Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olması ve devletin kişilerin vicdan, dinî inanç ve kanaat özgürlüğünü teminat altına almasıdır. Demokratik bir sistemde devlet, tüm inançlara eşit mesafede durur.

Sivil Toplum

Demokratik bir toplum için toplumun taleplerini devlete/yönetime ileten sivil toplum unsurlarının varlığı büyük önem taşımaktadır. Sivil toplum, demokratik katılımı sağlama, hükûmeti ve devleti denetleme, toplumun ihtiyaç ve taleplerini ifade etme, toplumun sosyal sorumluluk seviyesini yükseltme, demokratik değerlerin toplum ve yönetim düzeyinde yaygınlaşmasını sağlama gibi misyonlara sahiptir.

1 Yorum "Demokrasi ve Temel İlkeleri"

  1. SSL SERTİFİKASI.. | 23 Mayıs 2019 at 15:41 | Cevapla

    Çok iyi 🙂

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*