Demokrasinin Temel Değerleri

Demokrasinin Temel Değerleri

Jürgen Habermas demokrasiyi ortak bir iradenin oluşum süreci olarak tanımlıyor.

İşte bu ortak iradenin oluşturulmasına herkesin katılım sağlayabilmesi için kurumların ve hukuk kurallarının yeniden düzenlenmesi gerekir. Burada katılım kültürü oldukça önemlidir. Çünkü insanlar katılım sayesinde demokrasiyi yaşayabilir ve yaşatabilirler.

Günümüzde demokrasi bir yaşam biçimi olarak nitelendirilmektedir. Çünkü demokrasi, ancak yaşam biçimine dönüştürülürse sağlıklı bir şekilde işler.

Son yıllarda toplumlar hızla kalabalıklaşmakta ve toplumsal ilişkiler de karmaşıklaşmaktadır. Bu karmaşık yapı içinde toplumu idare etmek, ilişkileri düzene koymak zorlaşmaktadır. Suç oranları artmakta, ekonomik ilişkiler çeşitlenmekte, kültürel farklılıklar derinleşmekte, devletin kimi görevlerinde aksamalar olmakta, işsizlik gibi toplumsal sorunlarda artışlar görülmektedir.

Çağdaş toplumlar söz konusu sorunların üstesinden büyük ölçüde demokrasi kültürünü geliştirerek gelmişlerdir. Demokrasi kültürünün yerleştiği toplumlarda bireyler sorunun değil, çözümün parçası olmayı büyük ölçüde başarmışlardır. Toplumsal huzuru sağlama ve sorunları gidermede herkese düşen görevler olduğu konusunda uzlaşmaya varılmıştır. Bunun yolu kuşkusuz eğitimden geçmektedir. Eğitimle eşitlik, özgürlük, adalet, tolerans, farklılıklara saygı gibi toplumsal değerler yerleştirilirse insanlar da kendilerine düşen görevleri yerine getirirler.

Demokrasi kültürünün yaşam bulduğu ailede; saygı, sevgi, eşitlik, adalet, tolerans gibi değerlerin yanında her bireyin ayrı bir yeri ve değeri vardır. Aile bireyleri arasında toplumsal cinsiyete, role ve yaşa göre bir ayrım yapılmaz. Böyle bir ailede büyüyen çocuklarda öz saygı ve öz güven gelişir. İç denetim yapabilen, özgür kararlar ve sorumluluklar alabilen kişiler hâline gelirler.

Demokratik değerlerin yaşatıldığı okul ortamında idareci, öğretmen, memur, öğrenci ve veli bir birey olarak görülür. Herkesin bir yeri ve değeri vardır. Okulla ilgili kararlar alınırken herkesin görüşü alınır.

Demokrasi kültürünün oluştuğu toplumlarda aile, okul ve toplumsal çevre gibi toplumsal yaşamın her alanında, insanlar arasında saygı, sevgi, tolerans, farklılıklara saygı, adalet, paylaşım ve uzlaşma vardır. İnsanlar görev ve sorumluluklarının bilincindedir. Kendi özgürlüğünü, başkalarının özgürlüğünün başladığı yere kadar kullanır. Onun ötesini zorlayarak başkalarına, topluma ve kamuya zarar vermez. Aynı zamanda, kanun önünde herkes eşittir. Hiç kimseye ayrıcalık tanınmaz. Herkese hak ettiğini vermek anlamına gelen adalet, sağlanmıştır. Adaletin sağlandığı toplumlarda güven duygusu en üst seviyededir.

Demokratik değerlerin benimsendiği toplumlarda, yönetimde ve sosyal ilişkilerde önce insan anlayışı geçerlidir. Yaşı, cinsiyeti, rengi, inancı, sosyal ve ekonomik durumu ne olursa olsun insana değer verilir ve farklılıklara saygı gösterilir. Toplumsal yaşam kuralları belirlenirken insan hakları, eşitlik, adalet ve hukukun üstünlüğü gözetilir.

Demokrasi kültürünün yerleştiği toplumlarda, çoğulculuk benimsenmiş ve katılımcılık gelişmiştir. Çoğulculuğun ve katılımcılığın bir gereği olarak toplumda demokrasinin yaşanılır kılınması için yönetimlerin ve bireylerin yanında kamuya ve sivil toplum kuruluşlarına da büyük görevler düşmektedir.

Henüz Yorum Yok "Demokrasinin Temel Değerleri"

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*